Açık Büfe : TINDER

2 yıl önce bir arkadaşımın gazıyla tanıştım meşhur Tinder’la. Biliyorum, herkes böyle söylüyor ama gerçekten durum bu, arkadaşımın gazıyla girdim. Biraz fazla yalnız takılmış olacaktım ki, artık kafayı yiyeceğime kanaat getirmiş, bin bir ısrarla sonunda beni bulaştırmıştı bu aleme.

Eleme metodunu çok sevmiştim. Beğenirsen sağa, beğenmezsen yallah sola… Sen beğenmediğin sürece kimsenin sana mesaj atma ihtimali de yok, oh mis. Konuşmalar hoşuna gitmezse eşleştiğin kişiyi de unmatch yapabiliyorsun. İlk başlarda soru-cevap şeklinde ilerlediği için muhabbet, kendimi anketör gibi hissetmiştim. Ama sonra olay bazen goygoya, bazen de stres topuna dönüştü benim için.

Ne ararsan var… Eli yüzü düzgün profillerin % 40’ini THY’li beyler, %20’sini istisnasız BMW’li ve spor salonlarında six pack yapmaya çalışan dumble-dorlar, diğer %20’sini nargile man’ler ve tesbihli canlar meşgul ediyor. Geri kalan %20 de maalesef çek senet mafyası tipli amcalar ya da kadınlara ihtiyaçları karşılığında para teklif eden Karaköy bonkörleri…

Şöyle biraz gezindiğinizde ‘Vay anasını’ diyorsunuz. Herkes dünyayı gezmiş, bir ben miyim evde oturan? Herkes ata biniyor, tenis oynuyor, kiteboard yapıyor bir ben miyim netflix’te takılan?   Bir biyografiler yazılmış, hey anam hey… İngilizce bile değil sadece; İspanyolcalar, İtalyancalar… Japonca bile var. Herkes ya doktor, ya mühendis, ya avukat, ya pilot. ‘Beni ne doktorlar, ne mühendisler istedi’ diyen ablalar Tinder’da takılıyormuş demek ki… Bir tane boş insan yok sözde.

Sonra bir beğeniler yağıyor, hey maşallah. Siz beğenmeseniz de adamı gözünüzden kaçırma ihtimaliniz yok, süper like diye bir şey var.  Herkes Tinder’da ama birbirine ‘Neden Tinder’dasin?’ diye soruyor. Bekledikleri cevap belli çünkü: Seks. Bunun için burada değilsen konuşmamızın bir anlamı yok. Adamların tek odaklandığı şey var. Güzel bir kızla sevişmek. O kadar. Hırlı mısın, hırsız mısın önemli değil. İki cümleyi arka arkaya kurabilecek kadar zekân var mı? O da önemli değil. Yalnız yaşıyor ol ve evinin konumunu söyleyecek kadar beynin olsun yeter.

Kadınlarda olay onlardaki gibi işlemiyor farkında değiller… Ay ne kadar kaslı bir erkek ya da ne kadar da pilot bir delikanlı diyerek koşarak gitmeyeceğimize göre, sevişmekten önce paylaşacak bir şeyler olmalı diye düşünüyoruz. Ne bileyim bir mizah anlayışı olur, bir nezaket olur. Ama yok, maalesef çoğu bundan yoksun. Neyse ki, arada aranılan kan da çıkıyor. 

Muhabbet ilerleyebiliyorsa eğer, bir sonraki aşama instagram. Sonraki aşama da tahmin edersiniz ki telefon numarası.

Photoshop yapıyor diye kadınlara bok atıyorlar ya hani, bu konuda bizden daha masum değiller.

Direk ‘Seeekkkkssssss’ diye bağıran ihtiyaç sahiplerini bir kenara bırakırsam (ki bu insancıklar kesinlikle sosyal medyanın arkasına saklandıklarından bu kadar gereksiz özgüvene sahipler. Bir barda ya da başka bir ortamda bunu yapsalar, tokatı direk yiyeceklerinin farkındalar), bana ‘Ben ne yapıyorum? Neredeyim ya?’ dedirten birkaç arkadaştan bahsetmek isterim. Bu arkadaşlar evlilik programlarını fazlaca izlemiş olacaklar ki, genel olarak sordukları sorular da bu yöndeydi. ‘Ev senin mi? Ne kadar maaş alıyorsun? Araban var mı?’ Yazık, adamlar bugüne kadar ne kadar düdüklendilerse artık ‘Ev benim. 10 bin maaş alıyorum. Arabam da var’ desem ya oracıkta evlenme teklifi edecekler ya da kariyerlerine son verip, ev beyi olma yolunda ilerleyecekler bilemiyorum. Şaka gibi gerçekten ama daha ilk görüşmede ‘Evlenirsek böyle giyinemezsin, çalışamazsın, şöyle yaparsın, böyle yaparsın’ cümlelerini bile duyup masadan kaçtığımı hatırlıyorum.

Eğitimini güzel yerde tamamlamış ve dış görünüşü itibariyle oldukça modern görünen bir adamdan bunları duyunca zihniyetinin gerçekten evlenmek olduğuna ya da öyle olsa bile bunu ilk görüşte belirtecek kadar saf olduğuna inanmaktansa, belki de bunu elde etme taktiği olarak düşünmek daha mantıklı geldi bana. Hemen akabinde yurt dışında tahsil yapmış ve bugüne kadar her türlü ortama girmiş birinden de ‘Ben seks için burada değilim. Evlenene kadar kadınımı beklerim gerekirse.’ cümlesi teorimi doğrulamış oldu. 

Kadınları bu kadar saf görmelerini ne kadar adice karşılasam da, aslında zaafımızın evlilik olduğunu anlamaya yetecek kadar zeka kırıntısına sahip olmaları da gözlerimi yaşartmadı değil. İlk baslarda ‘Yuh artık.’ diye tepki versem de aslında sonradan fark ettim ki, en başından beri yaptıkları buydu zaten. Tıpkı diğer zaafımızın güç olduğunu düşünüp BMW’li fotolar koyan ya da yaptığı mesleği gözümüze sokan arkadaşlar gibi. Mesleklerini biyolarında paylaşmaktan gurur duydukları belli, ama bununla kalmıyorlar maalesef. İlk foto genelde üniformalı ‘Pilotum ben’ diye bağırıyor. İkinci resim kokpitte çekilmiş. ‘Pilotum ben, uçaktayım’. Üçüncü resmi tahmin ediyorsunuzdur. ‘Bakınız, anlatmaya gerek yok, uçuyorum ben’…

Bir de bu arkadaşların forsundan yararlanmaya çalışan yancı havacılar var. Üzerlerindeki teknik ekip ya da kabin memuru formasına bakmadan kokpitte ya da lövye çekiyor gibi görünürken çektikleri resimler gerçekten içler acısı. Daha bunun gibi olduklarından farklı görünmeye çalışan yüzlerce tip… Acı olan taraf ‘bu insanlar gerçek’ ve her gün dip dibe yaşıyoruz.

Yiğidi öldür, hakkını yeme demişler. En kibar, yol yordam bilen, ve muhabbeti keyifli olan tipler de havacılar. Hele içlerinden biri var ki, Mr. Sinnerman. Tek kelimeyle çıtayı arşa çıkarttı benim için. Onun için ayrı bir yazı yazılır be 🙂

Açık Büfe : TINDER’ için 18 yanıt

  1. “Neden WordPress’tesin?” ahahahsdskldjaksja 🙂

    Eğlenceli mecraya benziyor. Dişi hesabı açıp nargiletörlerle sohbet etmek isterim derin felsefi yaklaşımlarından istifade etmek için. Ahahahsjdslk…

    Liked by 1 kişi

  2. Geçtiğimiz günlerde, bedelli askerliğimi geçirdiğim Ankara Mamak’ta erkek sohbetlerinde ilk defa Tinder’ı duymuştum. Takdir edersiniz ki ilk akla gelen ‘seks’. Bence zararsız ve seviyeli olduğu müddetçe yararlı bir mecra. Savaşma, seviş mottosunun altını dolduran post modern bir uygulama olarak görüyorum. Yanlıyor muyum acaba?

    Beğen

    1. Hakli oldugunuz noktalar var ancak, beni gercekten hayal kirikligina ugratan sey su oldu. Erkekler genelde muhabbet etme geregi bile duymadan, o an acil ihtiyaclari varmis gibi davraniyorlar. Normalde bir kadina ‘Merhaba’ diyebilecek kadar ozguvenleri olmayan insanlar, sanal alemin ardina saklanip ego kasip gordukleri 2 resme bakarak ‘Neredesin geleyim’ diyebilecek kadar kadinlari onemsiz goruyorlar ve bunu da hemen dile getirmekten cekinmiyorlar. Seceneklerinin cok olusuna bagliyorum aslinda ben bunu. ‘Nasil olsa bu olmazsa, digeri olur’ mantigiyla saygisizca davranabiliyorlar. Tinder sosyallesme yeri… Amac sevismek bile olsa kadinin da erkegin de once karsisindakini tanima ve secim yapabilme ozgurlugu olmali diye dusunuyorum ben.

      Liked by 2 people

      1. Genellikle bilinç üstünde pek dışa vurulmasa da inandığı dini ritüelin iç dünyasında oluşturduğu ‘nihayetinde ölünce hurilere kavuşacağım’ gibi içgüdüsel davranışların dışa vurumu da olabilir. Tabi ölüm sonrası bilinç kapalı olacağı için şüpheci davranıp ölümü beklemeden; hazır bilincim yerindeyken seçeneklerin çokluğu içinde kaybolayım mantığı ile hareket edebiliyor erkekler. Mecrayı kullanmayı denedim, benlik bir İEÜ olmadığını anladım bu nedenle pek cinsiyet karşılaştırması yapamayacağım ama erkek tarafıyla baktığımızda toplumun ahlak duvarlarının arkasına gizlenmiş, saklı düşüncelerin ve inanç unsurunun kesin olmayan sonuna karşın oluşan şüpheden kaynaklı kontrolsüz bilinçle girişilen davranış biçimlerine bürünüyorlar sanırım. Sizin yorumunuzdan anladığım kadarıyla ☺️👋 acele işe şeytan karışır diyip korkutmak lazım böylelerini 🤣

        Liked by 1 kişi

  3. İyide insanlar neden bu hale geldi? Tinder da facede DM de orantısızca cesaret gösteren bu kişilerde yapay ego yüksekliği var. Bu hiçte az değil. Herkes kendini övüyor, yaptığı işi en iyi kendisi yapıyor. Gerçek hayatın sıradanlığında sadece toplumda bir birey olmak yetmiyor artık bize. Sorun hepimizde arkadaşlar. Okullarda öğrenim var ama eğitim yok maalesef. Ailelerde sahiplenme var, nasihat yok. Benim çocuğum şöyle akıllı şöyle başarılı diye yetiştiriliyor. Sıradan kalalım, sevdiğimiz insanı bulalım, anlık zevkler şeker gibidir anlık seni mutlu hissettirebilir ama zamanla içini çürütür.

    Liked by 2 people

  4. şu kısım beni bitirdi. kahkaha attım.
    “Şöyle biraz gezindiğinizde ‘Vay anasını’ diyorsunuz. Herkes dünyayı gezmiş, bir ben miyim evde oturan? Herkes ata biniyor, tenis oynuyor, kiteboard yapıyor bir ben miyim netflix’te takılan? Bir biyografiler yazılmış, hey anam hey… İngilizce bile değil sadece; İspanyolcalar, İtalyancalar… Japonca bile var. Herkes ya doktor, ya mühendis, ya avukat, ya pilot. ‘Beni ne doktorlar, ne mühendisler istedi’ diyen ablalar Tinder’da takılıyormuş demek ki… Bir tane boş insan yok sözde.”

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s