EN IYI TERAPISTIM EN YAKIN ARKADASIM MI?

Karşı taraftan ayrıldık cümlesini duyar duymaz, -hatta bazen duymamıza bile gerek kalmıyor o sinyali alır almaz- yaptığımız tek şey var: En yakın arkadaşımızı arayıp bir önceki bölümün özetini geçmek ve gelecek bölümün spoilerını vermek.

Neler yaşadığımızı saniyesi saniyesine biliyorlar, tamam kabul- çünkü en yakın arkadaş olmak bunu gerektirir. Hangi gece hangi donu giydiğimize kadar her detayı anlattık bu zamana kadar. Maalesef o telefonu elimize alır almaz her şey daha karışık hale geliyor. Tek bir arkadaş tavsiyesi de yetmiyor üstelik. Ne onun söyledikleri içimizi rahatlatıyor ne de biz henüz kendimizi mutlu hissediyoruz. Sonra sabaha kadar telekız gibi sırasıyla Zehra, Ilayda, Selin kim varsa yaşadıklarımızı bilen teker teker hepsiyle konuşuyoruz. Ama hepsinin zihin yapısı ya da karakteri aynı mı bakalım:

Mesela muhabbeti kısa kesmek isteyen arkadaş var şöyle diyen: ‘’Barışırsınız canım, bir sakin ol. Güzelce uyu şimdi, yarın o arar seni. Konuşursunuz tekrar.’’ Haklı kadın, bu saatte ayrılık haberi vermek için aranır mı bir insan?

Yangına körükle giden arkadaş: ‘Sen şu an ağlarken, adamın umrunda mı? O fosur fosur uyuyordur. Belki de çoktan birini bulmuştur bile.’ Tavsiyesine tükürdüğüm, konuştu yine.

Pollyanna arkadaş: ‘’Hemen kötü düşünme. Yarın arar o seni.’’

İlişkinizdeki problemlerden sıkılmış arkadaş: ‘’Barışırsınız siz yine!’’

Yalnızlıktan dolayı feminist olmuş arkadaş: ‘’O bulmuş da bunuyor. Bir daha senin gibisini nah bulur. Zaten ne buluyorsun o çocukta anlamıyorum’’

Evet, herkese her şeyi anlattık. Arayacak kimse de kalmadı. Peki neden hala rahatlamadık? Üstelik kafa iyice yandı. Ne yapacağız biz şimdi?

Tek bir şeyi unutuyoruz. Ne hissettiğimizi ya da karşı tarafa ne hissettirttiğimizi ve nasıl mutlu olduğumuzu en iyi bilen kişiler bizleriz. Aradığımız kişilerin de mükemmel ilişkisi yok maalesef. Kimden, ne duymaya çalışıyoruz? Kafamızı neden bu kadar karıştırıyoruz?

Kendi aklımız bize yetmiyor, arkadaşlarımızdan aldığımız tavsiyelerle mi yaşamaya ya da kurtarmaya çalışıyoruz ilişkimizi? Hala eski ilişkilerimizden öğrenemedik mi şu gerçeği: Gitmek isteyen adam kıçımızı yırtsak da gidecek. 1 taşla 2 kez üzülmek neden?

Reklamlar